Çoktan seçmeli soru ve çeldirici hazırlama

Bu yazıda

Soru kökü, seçenek sayısı, çeldiriciler ve “Bilmiyorum” yanıtı hakkında araştırmaya dayalı açıklamalar.

İyi çoktan seçmeli soru nasıl yazılır?

Bir MCQ’nun bilimsel olarak doğru olması, teknik olarak iyi yazıldığı anlamına gelmez. Haladyna, Downing ve Rodriguez’in kapsamlı incelemesi 27 ölçme kitabı ile 27 araştırma/derlemeyi değerlendirerek çoktan seçmeli madde yazımına ilişkin geniş bir ilke taksonomisi oluşturmuştur (Haladyna et al., 2002). Gottlieb ve arkadaşları bu ilkeleri sağlık eğitimi bağlamında güncel ve uygulanabilir bir rehbere dönüştürmüştür (Gottlieb et al., 2023).

Soru kökü hedeflenen bilgiyi açık biçimde sormalıdır. Gereksiz ayrıntılar, sırf soruyu “klinik” göstermek amacıyla eklenen uzun vaka öyküleri ve gereksiz olumsuz ifadeler katılımcıya hedef bilgi dışında ek yük getirebilir. Yanıt seçenekleri de uzunluk, dilbilgisi ve yapı bakımından mümkün olduğunca dengeli olmalıdır. Doğru cevabın diğer seçeneklerden belirgin biçimde daha uzun olması veya soru kökündeki sözcüklerin yalnız doğru seçenekte tekrarlanması istemeden ipucu verebilir.

İyi çeldirici nedir?

İyi bir çeldirici, konuya yeterince hâkim olmayan bir katılımcının makul bulabileceği, fakat gerçekte yanlış olan alternatiftir. Sık karıştırılan kavramlar, tipik yanlış anlamalar veya klinik olarak olası fakat yanlış seçenekler bu amaçla kullanılabilir (Haladyna et al., 2002; Gottlieb et al., 2023). Açıkça yanlış olduğu belli olan bir seçenek ise katılımcının seçeneklerden birini kolayca elemesini sağlar.

Bu nokta uygulama sonrasında da incelenebilir. Tarrant ve arkadaşları, öğrencilerin %5’inden azı tarafından seçilen yanlış seçenekleri non-functioning distractor olarak değerlendirmiş ve dört seçenekli sorularda işlevsel çeldirici sayısının çoğu zaman beklenenden düşük olduğunu göstermiştir (Tarrant et al., 2009).

Üç seçenek mi, dört seçenek mi?

Çoktan seçmeli sorularda dört veya beş seçenek kullanmak uzun süredir yaygın bir gelenektir. Ancak daha fazla seçenek otomatik olarak daha iyi bir madde oluşturmaz. Rodriguez’in 80 yıllık araştırmayı sentezleyen meta-analizi, bir doğru yanıt ve iki çeldiriciden oluşan üç seçenekli maddelerin dört veya beş seçenekli maddelere göre psikometrik bir dezavantaj oluşturmadığını bildirmiştir (Rodriguez, 2005).

Bu yaklaşım 2026 yılında yayımlanan randomize bir tıp eğitimi çalışmasında doğrudan sınanmıştır. Sunsundegui ve arkadaşları iki çeldiricili ve üç çeldiricili maddeler arasında güçlük ve point-biserial ayırt edicilik bakımından anlamlı fark bulmamış; iki çeldiricili sorularda bütün çeldiricilerin işlevsel olduğu soru oranının daha yüksek olduğunu bildirmiştir (Sunsundegui et al., 2026).

Bu sonuç, bütün soruların mutlaka üç seçenekli olması gerektiği anlamına gelmez. Üçüncü kaliteli bir çeldirici üretilemiyorsa yalnızca seçenek sayısını tamamlamak için zayıf bir seçenek eklenmemelidir.

“Bilmiyorum” seçeneği tahmini gerçekten çözer mi?

“Bilmiyorum” seçeneğinin mantığı anlaşılırdır: cevabı bilmeyen kişi rastgele tahmin etmek yerine bunu açıkça ifade edebilsin. Ancak kişiler emin olmadıklarında aynı şekilde davranmaz: biri tahmin ederken diğeri “Bilmiyorum” seçebilir. Tahmin eden kişinin yanıtı şans eseri doğruysa aynı temel bilgi düzeyine sahip iki kişinin puanları farklılaşabilir.

McMahon ve arkadaşları, “Bilmiyorum” seçeneği içeren iki objektif otizm bilgi testinde yanıt örüntülerinden hesapladıkları tahmin eğilimi göstergesinin bilgi puanlarıyla ilişkili olduğunu bildirmiş ve yeni otizm bilgi testlerinde katılımcılardan emin olmadıklarında da en iyi yanıtlarını vermelerinin istenmesini önermiştir (McMahon et al., 2025).

Ancak bu çalışma iki belirli otizm bilgi testinde yapılmıştır. Bulguyu bütün bilgi testleri için kesin bir kural haline getirmek doğru değildir. Çalışma daha çok “Bilmiyorum tahmini mutlaka ortadan kaldırır” varsayımının sorgulanması gerektiğini göstermektedir.

Bu çalışmadaki tahmin eğilimi, katılımcının hangi yanıtı gerçekten tahmin ederek verdiğinin doğrudan gözlemi değildir. Bu nedenle ilişki, “Bilmiyorum” seçeneğinin kaldırılmasının her bilgi testini iyileştireceğine ilişkin deneysel bir kanıt olarak yorumlanmamalıdır (McMahon et al., 2025).

Bilgi ile yanıttan emin olma aynı şey mi?

Bir kişi doğru cevap verebilir fakat cevabından çok az emin olabilir. Başka biri yanlış cevabından son derece emin olabilir.

Bu iki bilgi türünü aynı yanıt kategorisinde birleştirmek yerine, önce objektif yanıtın alınması ve gerekiyorsa ardından ayrı bir confidence rating sorulması düşünülebilir. McMahon ve arkadaşları da metabilişsel farkındalık araştırılmak isteniyorsa bilgi yanıtı ile yanıt güveninin ayrı ölçülmesini önermektedir (McMahon et al., 2025).

Örneğin katılımcıya önce üç seçenekli bilgi sorusu verilip ardından “Bu cevabınızdan ne kadar eminsiniz?” diye sorulabilir. Güven puanı bilgi puanına eklendiğinde ana skor yalnız bilgiyi değil, bilgi ile öznel güvenin birleşimini temsil eder. “Doğru ve çok emin” yanıtına iki puan verilmesi buna bir örnektir. Yanıt güveni ayrı tutulduğunda, yanlış yanıtından yüksek düzeyde emin olan katılımcılar eğitim açısından ayrıca değerlendirilebilir.

Bilgi testi aynı zamanda eğitim materyali olabilir mi?

Olabilir; ancak test etme ve öğretme aşamalarının birbirinden ayrılması gerekir. Gottlieb ve arkadaşları test-enhanced learning amacıyla kullanılan sorularda yalnız doğru cevabın gösterilmesini yeterli görmez. Doğru cevabın neden doğru olduğu ve her çeldiricinin neden yanlış olduğu açıklanabilir; gerektiğinde şekil, tablo veya ileri okuma kaynakları eklenebilir (Gottlieb et al., 2023).

Eğitim sürümünde bir sorunun ardından doğru yanıtın neden doğru olduğu, A seçeneğinin neden yanlış olduğu veya C seçeneğinin hangi kavramla karıştırılmış olabileceği kısa açıklamalarla gösterilebilir. Bu yaklaşım, doğru cevabı ezberletmenin ötesinde kavramsal hatayı fark etmeye yardımcı olabilir. Ancak bu geri bildirimler psikometrik test uygulamasında soru yanıtlanmadan önce gösterilmemelidir; ölçme sürümü ile eğitim sürümü farklı işlevlere sahiptir.

Kaynakça

Gottlieb, M., Bailitz, J., Fix, M., Shappell, E., & Wagner, M. J. (2023). Educator's blueprint: A how-to guide for developing high-quality multiple-choice questions. AEM education and training, 7(1), e10836. https://doi.org/10.1002/aet2.10836

Haladyna, Thomas & Downing, Steven & Rodriguez, Michael. (2002). A Review of Multiple-Choice Item-Writing Guidelines for Classroom Assessment. Applied Measurement in Education. 15. 309-333. 10.1207/S15324818AME1503_5.

McMahon, C. M., McClain, M. B., Haverkamp, C. R., & Harris, B. (2025). Re-Evaluating the Appropriateness of the "Don't Know" Response Option: Guessing Rate as a Source of Systematic Error on Autism Knowledge Assessments. Journal of autism and developmental disorders, 55(11), 4045–4056. https://doi.org/10.1007/s10803-024-06452-w

Rodriguez, M.C. (2005), Three Options Are Optimal for Multiple-Choice Items: A Meta-Analysis of 80 Years of Research. Educational Measurement: Issues and Practice, 24: 3-13. https://doi.org/10.1111/j.1745-3992.2005.00006.x

Sunsundegui, P., Llorente-Ortega, M., Lucena, F., Fernández-Ros, N., Solas, M., Alcaide, A. B., Landecho, M. F., Quiroga, J., Iñarrairaegui, M., & Herrero, J. I. (2026). Reducing the Number of Distractors in Multiple-Choice Questions: A Randomized Study in Undergraduate Medical Education. Perspectives on medical education, 15(1), 372–380. https://doi.org/10.5334/pme.2583

Tarrant, M., Knierim, A., Hayes, S. K., & Ware, J. (2006). The frequency of item writing flaws in multiple-choice questions used in high stakes nursing assessments. Nurse education today, 26(8), 662–671. https://doi.org/10.1016/j.nedt.2006.07.006

Tarrant, M., Ware, J., & Mohammed, A. M. (2009). An assessment of functioning and non-functioning distractors in multiple-choice questions: a descriptive analysis. BMC medical education, 9, 40. https://doi.org/10.1186/1472-6920-9-40

Ölçme araçları ve psikometri hizmetini inceleyin →

Çalışmanız için destek isteyin →

Arkhe Analytica sosyal medyada